...:: MÜSADERE VE EL KOYMA ::...

TÜRK CEZA KANUNUNDAKİ DÜZENLEMELER

Türk ceza kanununda müsaderenin hukuki niteliğinin bir güvenlik tedbiri olduğunun kabul edilmiştir. İşte bu nedenledir ki; müsadereye hükmedilmesi için bir suçun işlenmesi zorunlu olmakla birlikte, bu suçtan dolayı bir kimsenin cezaya mahkum edilmesi gerekmemektedir. Örneğin suç işlenmesinde kullanılan tehlikeli eşya, bunu kullanan fail çocuk veya akıl hastası olması nedeniyle cezalandırılmasa dahi, müsaderesine hükmedilecektir.
Türk Ceza Kanununda, bireylerin mülkiyet hakkına devlet organları tarafından müdahale edilmesi ve sınırlamalar getirilmesine yetki veren düzenlemeler 54 ve 55 inci maddelerinde yer almaktadır. 54. maddede eşya müsaderesi, 55. maddede ise kazanç müsaderesi düzenlenmektedir.
Eşya müsaderesini düzenleyen 54. maddenin 1. fıkrasına göre,
İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla,

  • kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya
  • kasıtlı bir suçun işlenmesine tahsis edilen ya da
  • kasıtlı bir suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunacağı belirtilmiştir.

Eşya müsaderesini düzenleyen 54. maddenin ikinci fıkrasında ise, ikame değerin müsaderesi düzenlenmiştir. Buna göre, birinci fıkra kapsamına giren eşyanın,

  • ortadan kaldırılması,
  • elden çıkarılması,
  • tüketilmesi veya
  • müsaderesinin başka bir surette imkânsız kılınması hâlinde;

bu eşyanın değeri kadar para tutarının müsaderesine karar verilecektir.
Eşya müsaderesini düzenleyen 54. maddenin üçüncü fıkrada ise gerekmesi halinde müsadereden vazgeçilebilmesi konusunda hâkime takdir hakkı verilmektedir. Buna göre, suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin
1- işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve
2- bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı
anlaşıldığında, müsadere kararı verilmeyebilecektir.

Maddenin 4. fıkrasında her zaman müsadere edilebilecek eşyalar sayılmıştır. buna göre,  “üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan eşyanın müsadere edileceği hüküm altına alınmıştır.
Maddenin beşinci fıkrasında kısmi müsadere düzenlenmiştir. Buna göre, bir şeyin sadece bazı kısımlarının müsaderesi gerektiğinde, tümüne zarar verilmeksizin bu kısmı ayırmak olanaklı ise, sadece bu kısmın müsaderesine karar verileceği belirtilmiştir.”
Maddenin altıncı ve son fıkrasında ise, payın müsaderesi hüküm altına alınmıştır. Buna göre, birden fazla kişinin paydaş olduğu eşya ile ilgili olarak, sadece suça iştirak eden kişinin payının müsaderesine hükmolunacağı ifade edilmiştir.

55. maddede ise Kazanç müsaderesi düzenlenmektedir. Buna göre;
1- Suçun işlenmesi ile elde edilen veya
2- suçun konusunu oluşturan ya da
3- suçun işlenmesi için sağlanan
a- maddî menfaatler ile
b- bu maddi menfaatlerin değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan veya
c- bu maddi menfaatlerin dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan
ekonomik kazançların müsaderesine karar verilecektir.
Maddenin ikinci fıkrasında ise karşılık değerin müsaderesi düzenlenmektedir. Buna göre, müsadere konusu eşya veya maddî menfaatlere el konulamadığı veya bunların merciine teslim edilmediği hâllerde, bunların karşılığını oluşturan değerlerin müsaderesine hükmedilir.
TCK’nun 60. maddesinde ise tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirleri düzenlenmektedir. 2. fıkraya göre müsadere hükümlerinin yararına işlenen suçlarda özel hukuk tüzel kişileri hakkında da uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Bir  tüzel kişiye ait eşyanın,tüzel kişiyi temsile yetkili kimse veya kimseler tarafından  bir suçta kullanılması veya kullanılmak üzere hazırlanması durumunda 5237 sayılı TCY’nın 60.maddesinin 2.fıkrası uyarınca aynı Yasanın 54-55.maddelerine göre müsaderesine karar verilebilecektir. Ancak  60.maddenin son fıkrasına göre Mahkemenin müsadere kararı vermesi yasanın öngördüğü hallerde olanaklıdır.
 
CEZA MUHAKEMESİ KANUNUNDAKİ DÜZENLEMELER

Eşya veya kazancın muhafaza altına alınması ve bunlara el konulması CMK’nun 123. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre,

  • İspat aracı olarak yararlı görülen ya da
  • eşya veya kazanç müsaderesinin konusunu oluşturan

malvarlığı değerleri, muhafaza altına alınacağı, yanında bulunduran kişinin rızasıyla teslim etmediği bu tür eşyaya el konulabileceği düzenlenmiştir.
CMK’nun 124. maddesinde, bu tür eşyayı yanında bulunduran kişinin istem üzerine bu şeyi göstermek ve teslim etmekle yükümlü olduğu, bu yükümlülüğün yerine getirilmesinden kaçınılması halinde, o şeyin zilyedi hakkında disiplin hapsine ilişkin hükümlerin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ancak disiplin hapsi hükmünün, şüpheli veya sanık ya da tanıklıktan çekinebilecekler hakkında uygulanmayacağı da belirtilmiştir.
CMK’nun 127. maddesinde ise elkoyma kararını verme yetkisi düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre malvarlığına el koyma kural olarak hakim kararı ile yapılabilecektir.
Maddenin 1. fıkrasında “Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir.
Maddenin 2. fıkrasında, her elkoyma işleminden sonra tutanak düzenleneceği ve kolluk görevlisinin açık kimliğinin tutanağa kaydedileceği belirtilmiştir.
Maddenin 3. fıkrasında, hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işleminin, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulacağı belirtilmektedir. Yetkili ve görevli hâkimin de kararını, elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklayacağı, aksi hâlde elkoyma işleminin kendiliğinden kalkacağı hüküm altına alınmıştır.
Maddenin 4. fıkrasında zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimsenin, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebileceği öngörülmüştür.
Maddenin 5. fıkrasında ise, elkoyma işleminin, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirileceği hüküm altına alınmıştır.
Malvarlığına elkoyma konusunda CMK’nda yer alan en önemli düzenlemelerden birisi de 128. maddedir. CMK’nun 128. maddesinde taşınmazlara, haklara ve alacaklara elkoyma düzenlenmektedir.
Maddenin 1. fıkrasına göre,
1- Soruşturma veya kovuşturma konusu suçun işlendiğine ve
2- bu suçlardan elde edildiğine
dair kuvvetli şüphe sebebi bulunan hallerde, şüpheli veya sanığa ait;

  • Taşınmazlara,
  • Kara, deniz veya hava ulaşım araçlarına,
  • Banka veya diğer malî kurumlardaki her türlü hesaba,
  • Gerçek veya tüzel kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacaklara,
  • Kıymetli evraka,
  • Ortağı bulunduğu şirketteki ortaklık paylarına,
  • Kiralık kasa mevcutlarına, 
  • Diğer malvarlığı değerlerine,

el konulabileceği belirtilmiştir.
Ancak 2. fıkra ile bazı sınırlamalar getirilerek bu hükmün her suçla ilgili olarak değil sadece maddede sayılan katalog suçlarla ilgili olarak uygulanmasına imkan verilmiştir.
Maddenin 3-4-5-6 ve 7. fıkralarında hangi tür malvarlığına, nasıl elkonulacağı düzenlenmektedir.

Dokuzuncu ve son fıkrasında ise bu madde hükmüne göre elkoymaya ancak hâkim karar verebilecektir. 127. maddede olduğu gibi (eşya ve kazancın muhafaza altına alınması) gecikmesinde sakınca bulunan hallerde cumhuriyet savcısının veya savcıya ulaşılamayan hallerde kolluk amirinin yazılı emriyle el koyma yapılamayacaktır.
 
UHDİGM Resmi Web Sitesi © 2014 Tüm Hakları Saklıdır.
Webmaster: Selin KILIÇ
Bu Sitede Yayınlanan Tüm İçerikler, İzinsiz Kaynak Gösterilemez ve Yayınlanamaz.