...:: GENEL ::...

Ekonomik ve sosyal gelişmenin önündeki en büyük engellerden biri olarak tanımlanan yolsuzluk, son yıllarda üzerinde çok tartışılan konuların başında gelmektedir.

Uluslararası alanda yolsuzlukla mücadelede Mali Eylem Görev Gücü  (FATF), Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO) ve OECD bünyesinde kurulan Uluslararası Ticari İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Rüşvet Verilmesinin Önlenmesi Çalışma Gurubu büyük önem taşımaktadır.

Mali Eylem Görev Gücü  (FATF); 1989 yılında karaparanın aklanmasının uluslararası alanda önlenmesi için G-7 ülkeleri tarafından kurulmuştur. 34 üyesi bulunan bu oluşuma Türkiye 1991 yılında üye olmuştur. FATF, karaparanın aklanması ve terörizmin finansmanın önlenmesi ve bu suçlarla mücadelede standartların oluşturulması için hazırlanan tavsiye kararları doğrultusunda üye ülkelerde gerekli değerlendirmeleri gerçekleştirmektedir.
FATF’ın  15-19 Ekim 2012 tarihlerinde gerçekleştirilen 24. Dönem Birinci Genel Kurulunda, taahhüt edilen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı’nın 22 Şubat 2013 tarihine kadar yasalaştırılmaması durumunda Türkiye’nin üyeliğinin bu tarih itibarıyla askıya alınmasına, FATF Kamuoyu Listeleme Süreci kapsamında Türkiye’nin 2. Listede (Koyu Gri Liste) kalmaya devam etmesine ve söz konusu listede Türkiye hakkında yer alan dipnotlu açıklamada FATF’ın, ülkeleri Türkiye’den kaynaklanan risklerle orantılı olarak uygun gördükleri tedbirleri uygulamaya davet etmesine karar verilmiştir.
Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO); 1998 yılında Avrupa Konseyi nezdinde kurulmuş bir izleme mekanizmasıdır. Türkiye bu guruba 2004 yılında üye olmuştur. Üye ülkeler yolsuzlukla mücadele sistemlerinin güçlendirilmesi yönünde değerlendirmeye tabi tutulmakta ve üye ülkelerdeki reformların uygulanmasına katkı sağlanmaktadır. Yolsuzlukla mücadele alanında esnek ve etkin bir denetim mekanizması olan GRECO’nun amacı da, üyelerinin yolsuzlukla mücadele sistemlerinin gözlenmesi ve bu yolda kapasitelerinin artırılmasına yardımcı olmaktır. İnceleme kapsamına giren konularda Ülkemizin 3. Aşama uygunluk raporu 20-23 Mart 2012 tarihli 54. Genel Kurul Toplantısında kabul edilmiştir. Kısmen yerine getirilen tavsiyelerin tamamen yerine getirilmesi için Ülkemize 30 Eylül 2013 tarihine kadar ek süre verilmiştir.

OECD Rüşvetle Mücadele Sözleşmesi ise, taraf devletlerin yabancı kamu görevlilerine rüşvet verilmesi fiillerinin önlenmesi, tespiti, yargılanması ve cezalandırılmasına yönelik kapsamlı yasal düzenleme yapmalarını öngörmektedir. Ayrıca sözleşmede gerçek kişilerin cezalandırılması yanında tüzel kişiler için de müeyyideler öngörülmesi ve rüşvetten elde edilen gelirlerin müsaderesi istenilmektedir. Sözleşmede taraf devletlere, yabancı kamu görevlilerine rüşvetle mücadele aracı olarak muhasebe sistemlerinde düzenleme yapma, bu suçu aklama suçunun öncül suçu haline getirme yükümlülüğü getirilmektedir. Aynı zamanda bu suçun uluslararası niteliği dikkate alınarak, tarafların etkin işbirliği içinde çalışmalarına yönelik olarak bilgi değişimi, adli yardımlaşma ve suçluların iadesi mekanizmalarından yararlanmaları istenilmektedir. Sözleşmenin önemli unsurlarından bir diğeri ise, sözleşmenin uygulanmasını garanti altına almak üzere bir izleme mekanizması öngörmesidir.
 
UHDİGM Resmi Web Sitesi © 2014 Tüm Hakları Saklıdır.
Webmaster: Selin KILIÇ
Bu Sitede Yayınlanan Tüm İçerikler, İzinsiz Kaynak Gösterilemez ve Yayınlanamaz.